“`html
Zeytinburnu’nda Kentsel Dönüşüm Sonrası Ortaya Çıkan Sorunlar
Zeytinburnu’nda gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında geçtiğimiz günlerde 4 katlı bir bina kontrollü bir şekilde yıkıldı. Yıkımın ardından bitişik apartmanın dairelerinde duvarların olmadığı görüldü ve bazı eşyalar yıkıntıların arasında kalmıştı. Bu olay, konut sahiplerinin hakları ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Gayrimenkul hukuku uzmanları, daire sahibi olanların sahip olduğu haklar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Malikler ve Kiracılar Dava Talebinde Bulunabilir
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel, müteahhitlerin geçmiş dönemlerde maliyetleri düşürmek amacıyla bazı yolları tercih edebildiğini ifade etti. Bu yollardan biri de komşu binalar arasındaki duvarların olmamasıydı; diğer binanın duvarının doğrudan sıvanarak iki yapının birleştirilebildiğini vurguladı.
Nadiren karşılaşılan bu durum, yan bina kentsel dönüşüm gibi sebeplerle yıkıldığında mevcut yapının bazı cephesinin açıkta kalmasına neden olabiliyor. Yüksel, bu bağlamda sözlerine şöyle devam etti:
“Eski maliklerin, arsa sahibinin, bina sahibinin, bu binaya onay veren inşaat denetim firmasının ve belediyenin sorumlulukları söz konusu. Hukuksal açıdan değerlendirdiğimizde, inşaat yapıldığında belirli zaman aşımı süreleri bulunmakta. Ancak mevcut durumda bu zaman aşımı işlemez. Bugün bu duvarın olmadığını yeni öğrenen malik ve kiracılar, dava açma hakkına sahiptirler ve ilgili tarafları savcılığa şikayet edebilirler.”
Konut Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ali Yüksel, ceza hukuku açısından zaman aşımının 22 yıl olduğunu belirterek, konutlardaki bilerek yapılmayan eksikliklerin nitelikli dolandırıcılık sayılacağını ifade etti. Malikler, bu hileler için geriye dönük 22 yıl boyunca dava açma hakkına sahiptir. Ayrıca, daire sahibi ya da kiracı olarak tüketicilerin zaman aşımından muaf olduğunu, dolayısıyla müteahhitten ve arsa sahibinden ödedikleri bedelin güncel değerini talep edebileceklerini belirtti.
Yüksel, tüzel kişilerin bilmediği durumlarda, örneğin, duvar yapmadan binaların birleştirilmesi gibi sahtekarlıkların zaman aşımına tabi olmadığını da sözlerine ekledi. Tüketicilerin yasal süreçlere başvururken dikkatli olmaları gerektiğini de vurguladı.
Konut Satın Alırken Yaşanan Sorunlar
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Yüksel, son yıllarda konut alımında sıkça karşılaşılan sorunların başında net ve brüt metrekare hesaplarının yanlış beyan edilmesi geldiğini söyledi. Tüketicilerin brüt metrekareyi net gibi algılamasına dair sayılamayacak kadar şikayet aldıklarını belirten Yüksel, apartmanların dışında sosyal tesisler içeriyorsa bu hesaplamaların daha da karmaşık hale geldiğini aktardı.
Yüksel, alım yapmadan önce sözleşmeleri profesyonellere göstermenin ve ön inceleme yapmanın önemine dikkat çekti. Ayrıca, konut ediniminde lüks olmaktan kaçınarak, üretici firmaların güvenilirliğinin araştırılması gerektiği uyarısında bulundu.
Delil Toplama ve Mahkemeye Başvuru Süreci
Gayrimenkul hukuku uzmanı Ali Kemal Atçeken, yıkım sonrası daire sahiplerinin zararlarını tazmin etme haklarının bulunduğuna dikkat çekti. Atçeken, gizli ayıp durumlarında, örneğin su sızıntısı veya kolonlarda yaşanan çürümelerde başvuru süresinin 5 yıl olduğunu belirtti. Ancak, ayıbın kasıtlı olarak saklanması durumundaki sürelerin uzadığını vurguladı.
Özellikle mahkemeye başvurmak için delil toplayarak harekete geçmek gerektiğini belirtirken, gerekirse resmi kişi ve kuruluşlardan tutanak alınmasını önerdi.
Kentsel Dönüşümde Alan Bazlı Yaklaşımlar Öneriliyor
Öte yandan, Zeytinburnu’nda yaşanan bu durum sonrası kentsel dönüşüm uygulamalarında sadece bina bazında değil, alan bazında dönüşüm gerektiği yönündeki düşünceler tekrar ön plana çıktı.
Kentsel dönüşüm uzmanı Nihat Şen, kentsel dönüşümde öncelikli konunun vatandaşların can güvenliği olması gerektiğini ifade etti. Şen, parçalı dönüşümlerin, yaşama alanlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti ve şöyle söyledi:
“Kentsel dönüşüm sadece yeni binalar inşa etmekle kalmamalı, aynı zamanda yaşam alanları, altyapı, sosyal donatı alanları ve kültürel unsurların bütüncül olarak ele alındığı bir model olmalıdır.”
Şehirlerin çarpık yapılaşma sorunuyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Şen, bu durumun giderilmesi için alan bazında dönüşüm modellerinin benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Belediye ve diğer yetkili kuruluşların, vatandaşları uzun vadeli planlamalarda desteklemesi önem kazanıyor.
“`
