Üç Öğrencinin Üç Farklı Yurtta Şüpheli Ölümü Endişeleri Tazeletti

Üç Öğrencinin Üç Farklı Yurtta Şüpheli Ölümü Endişeleri Tazeletti

9 Haziran 2026 tarihinde Türkiye’nin çeşitli illerinde Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlarda meydana gelen üç ayrı öğrenci ölümü, üniversite gençliğinin barınma, güvenlik ve yaşam hakları konusundaki kaygılarını yeniden gündeme getirdi. İzmir Bornova’da Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır, kaldığı KYK yurdunun odasında hayatını kaybetti. Ölümüne ilişkin detaylı bir açıklama yapılmadığı ve öğrencilerin yurt yönetiminden bilgi talep ettikleri ancak yanıt alamadıkları iddia edildi.

Kırklareli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Halil İbrahim Gökşen ise, mezuniyet törenine sadece birkaç saat kala kaldığı Ahmet Cevdet Paşa KYK Erkek Öğrenci Yurdu’nda cansız bir şekilde bulundu. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Zehra Kaçar ise, Safahat Kız Öğrenci Yurdu’nun 6. katından düşerek hayatını kaybetti. Olaylarla ilgili soruşturmalar devam ediyor.

Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, bu trajik ölümlerin üniversite öğrencilerinin barınma ve yaşam hakları ile güvenliği açısından son derece endişe verici olduğunu dile getirdi. Gülez, “Burdur’da Zehra, İzmir’de Zeynep Dicle, Kırklareli’nde Halil İbrahim’in ölümleri ve diğer şüpheli ölümler yalnızca münferit olaylar olarak geçiştirilemez” ifadelerini kullandı.

Üniversite öğrencilerinin yalnızca barınma sorunlarıyla değil, aynı zamanda ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik tehdidi ve geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini vurgulayan Gülez, “Her ölümün ardından yapılan ‘adli süreç başlatıldı’ açıklaması yeterli değildir” dedi. 2023 yılında Aydın Güzelhisar KYK Yurdu’nda asansör kazası sonucu üniversite öğrencisi Zeren Ertaş’ın hayatını kaybettiğini hatırlatan Gülez, geçmişte yaşanan öğrenci ölümleri, ihmaller ve kötü barınma koşullarının mevcut durumla bağlantısız değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, KYK Genel Müdürlüğü, ilgili üniversite yönetimleri ve yurt idarelerinin kamuoyuna açık ve tatmin edici açıklamalar yapmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gülez, tüm KYK yurtlarında barınma koşulları, bina güvenliği, teknik altyapı, sağlık hizmetlerine erişim, psikolojik danışmanlık mekanizmaları ve öğrencilerin şikayet haklarının bağımsız denetim kurumları tarafından izlenmesi gerektiğini vurguladı.